|
|
|
|
ANADOLU EFSÂNELERİ-8(GÜLCE-Bahçe)
ANKARA-ELMADAĞ’DAN BİR EFSÂNE
GELİN KAYASI EFSÂNESİ
Elmadağ’la İdris Dağın arası
Yaktı beni kaşlarının karası
“Ağ gelinde çıktı m’ola yayladan? ”
Değişmiyor çiğdemlerin sırası
Elmadağ’la İdris Dağı bakışır
Ağ geline sarı çiğdem yakışır
Taş kesilir, telli duvak neyleyim
Efsânedir dilden dile dolaşır.
….Dolaşır da Gülce Gelin duy hele
……Anlatmaya başlamadan
……..Birkaç kelam eyleyelim olmaz mı?
Olmaz mı da gök öncekli, sırma saçlı bi denem,
…...Çile derler çektiğimiz bu yüke,
……..Yazı derler Gülce Gelin bilirsin,
………Avcumuzda kınalanıp durmaz mı?
Kar yağanda çiçek açar ağaçlar
Anadolu gelinleri “gül” derse.
………..Sır dayanmaz, her muamma çözülür,
………..Anadolu gelinleri “bil” derse.
Yiğit gözü sabır çeşme demektir,
Anadolu gelinleri “sil” derse.
………..Göz kırpmadan gerekirse ölünür
………..Anadolu gelinleri “öl” derse.
Kara gece, ışık ışık bölünür
Anadolu gelinleri böl derse.
………..Yağız atlar rüzgârlarla yarışır
………..Anadolu gelinleri “gel” derse.
Eşkiyâlar taş kesilir bir anda
Anadolu gelinleri “ol” derse
…..İşte böyle Gülce Gelin
……..İşte böyle Nakşıgül
………..İşte böyle yarasından
………….Kan yerine açan gül
…………….Bildin mi, belledin mi?
………………Duydun mu bizim köyde
…………………Kaç asırdır anlatılan öyküyü?
Gel gidelim İdris Dağın başına
Soralım derdini kayanın taşın.
Biz susalım, onlar konuşsun
Onlar konuşsun biz dinleyelim olur mu?
…..Gelinim, gelinim Gülce Gelinim,
…….Gelinim gelinim yağmur gözlü gökçe gelinim,
………Anadolu derler bu sancılı, bu mübârek toprağa,
…………Her taşında bir efsâne gizlidir,
…………...Edirne’den Ardahan’a….
Gelin Kayasından bakma aşağı
Uçurum, uçurum kaç arşın bilmem.
Düğün gecesinde eşkiyânın kaçırdığı gelinin
……..Yâr olmaktansa eşkiyâya deyip
………....Kendini attığı yerdir burası…
Görüyor musun?
……. Şu halka,
………..Şu taş örgü,
…………..Şu apak,
…………….Şu yuvarlak,
O gelinin duvağıdır,
Yüzyıllardır durur böyle
Baştanbaşa dert,
Baştan sona kederdir burası.,
………Şimdi yakın uzak köylerde
………Eşkiyâ türküleri çalınıp söylenende
……....Ağlayan yaşlı anneler görürsen,
………Yaklaş onlara, sor “neden ağlarlar siyim siyim”
……….Düğünde ağlanır mı deme sakın Gülce Gelin,
……….Bizim düğünler hüzün yüklüdür biraz.
Anlatır ak saçlı bir Ana öyküyü sana
İç çeke çeke anlatır.
Ve sen her bakışında İdris Dağına,
Boran estiğinde tepesinde,
Sis, duman bürüdüğünde
Gelin alaylarının yürüdüğünü görürsün hep,
Unutamazsın,
Unutamazsın! …
………….Elmadağ’la İdris Dağı bakışır
………….Ağ geline sarı çiğdem yakışır
………….Taş kesilir, telli duvak neyleyim
………….Efsânedir dilden dile dolaşır…
Mustafa CEYLAN
|
|
|
|
| |
|
|