Gülce Edebiyat Akımı
  Ana Sayfa/ Radyo İstek / Radyo Dinle-1/ Radyo Dinle-2/ Her Tür Şiir Ekle/ Gülce Şiir Ekle/

Gülce Grubu/ Gülce Facebook/ Gülce Azerbaycan/ Gülce Turkmenistan/ Güllük Forum/

Gülce-Kazakistan/ Güllük-Özbekistan/ Güllük-Özbekistan/ Güllük-Klas/ Güllük-Uygur/ Güllük-Suriye/
 
Yeni Sayfa 1
ANADOLU EFSÂNELERİ...ARDAHAN OĞUZ TAŞI EFSÂNESİ...

ANADOLU EFSÂNELERİ-9(GÜLCE-Bahçe)


ARDAHAN EFSÂNELERİ(GÜLCE-Bahçe)

…Üstadım Ekrem YALBUZ’a saygılarımla.

OĞUZ TAŞI EFSÂNESİ

En uzak ocaklardan kesilip getirilen
Köprü olayım diye çekiç, murçla dirilen
Ya Allah, Bismillâh’la yüreğine girilen
İşlenen sert yüzüne alın teri sürülen
Kura Suyu üstünde uzaklardan görülen
İki kapı boyunda
Bir kesme taş durmalı.
İki kardeş bir olup
Zembereği burmalı.
Saatleri Uğuz’un
Uykusuna kurmalı…

Uğuz’dur bu, taş kırar, güçlüdür, kuvvetlidir
Baş kırar meydanlarda zorluğa şerbetlidir
Dağ cüsse, yufka yürek, dertlidir, gurbetlidir
Kulak verip dinleyin gönülden sohbetlidir
Yorgunluk nedir bilmez, çalışır, gayretlidir
Bu güzel vatan için
Hepimizi yormalı.
Haine, bölücüye
Hesabını sormalı.
Saatleri yeniden
Uğuzlayın kurmalı…
*
Bu
Akça
Dev taşı
Kura Nehri
Öper de koklar,
Usul usul gelir
Hem sarılır, hem saklar.

Hey!
Gayri
Gelmiştir
Öğlen vakti
Tepelerde nar,
Tütmeli dostluğa
Ardahan’da ocaklar…

Giderler evlerine
Öğlen yemeğine
İki kardeşin
Emeği: Ne
Kıymetli
Terdir
Bu…

Ve
Küçük
Bir adam
Peydah olur
Buyur ederler
Tam da yemek vakti
Konuktur evlerine…

Bir
Konuk
Bin sevap…
Töredir bu
Yenilir, içilir
Ne varsa sofrada
Esirgenmez konuktan…

Konuk uğurlanırken doldurulur torbası,
Sorulur nasıl, nice; matarası, kırbası?

Bir somar(*) arpa alır, Uğuz’un atı ancak
Küçük boylu bu konuk daha da dolduracak
Torba değil mübârek sanki koca bir kilim,
Boyunu katlar geçer,bu ağırlık, bu zulüm.
Eğer atın başını
…..Azıcık öne eğer,
………..Arpa dolu torbayı
……………..Bir çırpıda kucaklar
…………………..Kaldırır ata yükler.
Şaşırır baka kalır
İki kardeş orada,
Seslenir Uğuz Ana
Seslenir sana, bana
Kulak verip dinleyelim hay oğul:

-“Oğul oğul han oğul!
Olasın şu Uğuz’a
Yiğit bir hakan oğul! ...

Güvenme dağım diye deprem olur yarılır,
Gubarma guli gibi gınnap boyna sarılır.

Karaçayın seli gibi haksızlığa köpür gel,
Bozovanın yeli gibi kara bulut süpür gel.
Küçümseme hasmını örtmede yiğit yatar,
Omzunda olsa güneş, akşam olunca batar.
El yumruğu yemeyen kendini güçlü sanır
Sabır sebat etmeyen başlamadan usanır.
Camuş gövde, fil kulak; neye yarar kof cüsse?
Lokmaya döner vatan parçalanıp küçülse.
Aç gözün akıllı ol, kanma elin aşına
Herşeyden fazla sarıl, toprağına, taşına.
Özgür uçsun diyorsan göklerde şahan oğul
Yadigârdır atandan cennet Ardahan oğul…

Güvenme beyim diye tacın, tahtın devrilir
Yola çıksa kervanın yarı yoldan çevrilir.

Bıtıraklı çalı gibi takılma niçinlere,
Bir zeytin dalı gibi el et güvercinlere.
Tapusu sende olsa yamaçda yaylakların,
Çoktan geçmiştir bugün, iflâs edersin yarın.
Kestiğiniz bir taşa bakarsınız kaç aydır,
Sorun hele konuğa, o iş bel ki kolaydır.
Eğilmese at boynu, kavramasa bileği
Böyle cücük adamlar dünyanın geleceği
Bu gidişle herşeyi yiyip bitirecekler,
Taşınızı heybeye koyup götürecekler.
Duyun dediğimi her insan, bir cihan oğul,
Yadigârdır atandan cennet Ardahan oğul.

…Kime verilmiş kime,
……..Bu iklim kader diye?
…………..Yüce Yaradan’ımdan
…………………..Uğuz’a bir hediye.

Dayan at nalı gibi, sık dişini sabır et
Bayrağın alı gibi helâl sana hürriyet.

Hanak, Çıldır, Damal’dan görünen bu dağ senin
Vadilerde kışlağın, selede süt, yağ senin.
Şu akan ırmak senin, sınırda kapı senin
Kaleler, bedestenler, her türlü yapı senin.
Çıldır Gölü dibinde dokuz burmalı çeşme,
Öğren efsânesini bir göl deyip de geçme.
Yedi yıl sonra senin, gurbetten ağan gelse,
Taşbaşı’ndan Zarşat’a göl toprağı delmezse
Suya gömülür gider akşama dek han oğul;
Yadigârdır atandan cennet Ardahan oğul.

Hangi birini desem,
………..Hangisini anlatsam?
…………..Ovalar zaten benim,
………………….Uğuz Dağı’dır tasam.

Ovapınar köyünde kan ağlayan çamın var,
Uğuz’un çayırında tırpan tırpan gamın var.

Her yıl üçyüz araba otu biçen bir günde
Sıcak gün öğle vakti,teri gözün önünde.
Dalmış ki öylesine, sallıyor tırpanını
Kolbaşına gelince görmüş kardeş kanını
Biçivermiş bilmeden telâşla kardeşini
Yere vurmuş masatı, yere vurmuş elini.
Şu karşıki yamaçta adam boyundan yüksek
Dikili taş dibinde bir bacı yatar gerçek.
El açıp da göklere bulutlar sağan oğul,
Yadigârdır atandan cennet Ardahan oğul.
*
O
Konuk
Fazlaca
Beklemedi
Yüklendi yükü
Eyvallah diyerek
Düştü atın peşine…
Uğuz ana, yana done
Anlattı,anlattı öyküyü
İki kardeş unuttular bir anda
Kura Çayı üstüne
………………………..Kurulacak köprüyü…
*

İşte
Taa o günlerden beri
Uyku durak bilmeyen,
Uyursa da yedi gün aralıksız uyuyan
Saflığın, temizliğin, yiğitliğin timsali
Entrika nedir bilmez, içi dışı bir
Uğuzlunun efsânesi bu dostlar,
Asırlardır söylenir...

İşte,
Uğuz Dağın tepesinde bir yerde
Her yaz çayırlarda otlar, yeşerip yükselende
Bir serçe kuşunun
Ağıdını duyarsanız,
Biliniz ki, o ağıd Uğuzlunun ağıdı...

İşte,
Ardahan evlerinin örtmesinde açan gül
Türkülere vermiştir yüreğinin sesini,
Bir ana çıkarsa avluya, eli yüzü dualı
Ve başlarsa konuşmaya her baharda
Derse ki:
'Ecdadı vuruldu, göğsündeki oku saydı
Evladı aldanır mıydı şimdi, okusaydı? '(**)

Biliniz ki o ana,
Ve elleri öpülesi cümle analar
Uğuzlunun anasıdır...


Mustafa CEYLAN


***********************************************************
(*) Somar:(300-320 kg ağırlık ölçüsü)
(**) Üstad Ekrem Yalbuz' dan bir cinas beyti.(Türkçenin nakışı CİNAS isimli eserinden)



 
  GÜLCE YAZAN ŞAİRLER
  Mustafa Ceylan
  Osman Öcal
  Ekrem Yalbuz
  Harun Yiğit
  Refika Doğan
  Yusuf Bozan
  Mehmet Nacar
  İbrahim Sağır
  Ozan Sentezi
  Mehmet Özdemir
  Ali Gözütok
  Rahime Kaya
  Ali Oskan
  İhsan Ertem
  Gülten Ertürk
  Ramazan Efe
  Şemsettin Dervişoğlu
  Melahat Temur
  Ümran Tokmak
  Ali Altınlı
  Neva Selçuk
  Köksal Kırlıoğlu
  Zübeyde Gökbulut
  Vecdi Murat Soydan
  Asuman Soydan Atasayar
  Mevlüde Demir
  Ahmet idrisoğlu
  Mikdat Bal
  Ayşenur Ökten İzgin
  Serap Hoca
  Kerim Baydak
  Fatma Kalkan
  Gökmen Yılmaz Erdem
  Şükran Günay
  Hülya Ekmekçi
  Berrin Stammer
  Abdullah Ramazan
  Ozan İrşadî
  Sabit İnce
  Gülşen Şenderin
  Sevgili Özbek
  Ömer Öztürk
  Turan Ufuktan
  Rengin Alacatlı
  Afet Kırat
  Coşkun Mutlu
  İsmail Kara
  İbrahim Coşar
  Arif Bilgin
  Meral Adak
  Hatice Katran
  Mübeccel Zeynep Ünalan
  Feriha Ceylan
  Birdal Can Tüfekçi
  Yusuf Ziya Karahasanoğlu
  Fesih Aktaş
  Onur Bilge
  Sabiha Serin
  Aşık Kevserî
  Necdet Arslan
  Nermin Terzi
  Feyzullah Kırca


Etkinlikler
  • Duyurular

  • İmbikten Damlalar
  • İlesam'dan(1)
  • İlesam'dan(2)
  • İlesam'dan(3)

    *
  • Söyleşi-İmza Günü
  • Antalya-Ansan
  • Antalya-Hasanağa
  • Diğerleri
  • Yarışmalar
  • Duyurular